INTRODUCTION: This study aimed to evaluate the clinical, histopathological, and HPV type distribution characteristics of patients who underwent LEEP or conization for cervical preinvasive lesions.
METHODS: A total of 156 patients who underwent excisional procedures (LEEP or conization) due to cervical preinvasive lesions between 2015 and 2025 at Ankara Training and Research Hospital were retrospectively included. Data were obtained from patient files and electronic records. Histopathology results and HPV typing data were analyzed.
RESULTS: The mean age of the patients was 44±10.2 years. The most common indication for excisional procedures was HSIL (66%), followed by cytology-biopsy discordance (18.6%) and carcinoma in situ (9.6%). HPV type 16 was the most frequently detected type (25.6%), while HPV status was unknown in 50.6% of the patients. LEEP was performed in 38.5% and conization in 61.5% of cases. The rate of ≥HSIL in final pathology was 53.3% in the LEEP group and 70.8% in the conization group. The overall rate of benign or low-grade lesions was 35.9%.
DISCUSSION AND CONCLUSION: LEEP and conization are effective procedures for the diagnosis and treatment of cervical preinvasive lesions. The predominance of HPV 16 highlights the importance of HPV-based screening strategies. The higher rate of ≥HSIL detected in the conization group suggests that conization may be particularly useful in patients with a higher suspicion of advanced cervical lesions.
Keywords: Cervical intraepithelial neoplasia, LEEP, conization, HPV
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, servikal preinvaziv lezyonlar nedeniyle LEEP veya konizasyon işlemi uygulanan hastaların klinik, histopatolojik ve Human papillomavirus (HPV) tip dağılımı özelliklerini değerlendirmektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışmaya, 2015–2025 yılları arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde servikal preinvaziv lezyon tanısıyla eksizyonel işlem (LEEP veya konizasyon) uygulanan 156 hasta dahil edildi. Veriler retrospektif olarak hasta dosyalarından ve elektronik kayıt sisteminden elde edildi. Patoloji sonuçları ile HPV tipleri analiz edildi.
BULGULAR: Hastaların ortalama yaşı 44±10.2 idi. İşlem endikasyonları en sık HSIL (%66), ardından sitoloji-biyopsi uyumsuzluğu (%18.6) ve karsinoma in situ (%9.6) idi. En sık saptanan HPV tipi HPV 16 idi (%25.6). Hastaların %50.6'sında HPV sonucu mevcut değildi. Hastaların %38.5’ine LEEP, %61.5’ine konizasyon uygulandı. Nihai patoloji sonuçlarına göre ≥HSIL oranı LEEP grubunda %53.3, konizasyon grubunda %70.8 idi. Benign veya düşük dereceli lezyon oranı ise toplamda %35.9 olarak saptandı.
TARTIŞMA ve SONUÇ: LEEP ve konizasyon işlemleri, servikal preinvaziv lezyonların tanı ve tedavisinde etkili yöntemlerdir. HPV 16’nın baskınlığı, tarama programlarında HPV temelli stratejilerin önemini desteklemektedir. Konizasyon grubunda daha yüksek oranda ≥HSIL saptanması, ileri servikal lezyon şüphesi yüksek hastalarda konizasyonun özellikle yararlı olabileceğini düşündürmektedir.
Anahtar Kelimeler: Servikal intraepitelyal neoplazi, LEEP, konizasyon, HPV